<bgsound src="web.mp3" loop="infinite"> </bgsound>

Mecliste Ortak Pazar – Prof. Dr. Necmettin ERBAKAN

Genel No Comments »

Albüm İçin : http://www.facebook.com/media/set/?set=a.2031363036587.109814.1619463280

İndirmek İsteyen Arkadaşlar İçin : http://www.mcht.tk/mnp.pdf Sağ Tıklayıp Farklı Kaydet Deyin.

Eşek bir kör kuyuya düştü…

Genel No Comments »

Kuyunun başına toplananlar “Nasıl düştün böyle?” diye seslendiler…

Eşek yanıtladı:

“Eşekliğimden…”

“Nasıl yaptın eşekliği?..”

“Bakmadık, görmedik, anlamadık yani…”

“Seninki de tam eşeklik ama… Biraz bakmaz mı adam nereye gidiyorum diye?.. Baktın önünde karanlık var, düşmeyeceksin…”

 

*

Eşeği kurtarmaya karar verdiler…

Ama düşmek kolaydır da çıkmak zordur kör kuyulardan…

Herkes bir şey söyledi:

Kimisi “Eğitim…” dedi…

Kimisi “Müstahak, çıkartırsak yine düşer, bırakın aklı başına gelsin” diye ekledi…

Kimisi “Çıkmayacağına göre, ona yardım gıda paketi verelim, otursun oturduğu yerde, sesini kessin” önerisinde bulundu…

Kimisi farklı teklif getirdi:

“Ona aslında iyi bir noktada olduğunu söyleyelim… Önündeki kör kuyuyu göremeyip düştüğüne göre, ne halde olduğunu da anlamaz eşek…”

 

*

 

Sonunda….

Sonunda kuyunun başındakiler eşeği kurtarmanın zor olduğunu düşündüler… Eşekten vazgeçip üzerine toprak atarak kuyuyu doldurmaya karar verdiler…

Kararlarını eşeğe bildirdiler…

Eşek sordu:

“Hani bizi kurtaracak çılgın projesi yok mu?..”

*

Kimse onu dinlemedi…

Küreklerle kuyuyu doldurmaya başladılar…

Eşek, üzerine gelen her toprağı silkeledi, ayaklarının altına düşen toprağın üzerine çıktı, böylece yavaş yavaş yükseldi…

Ve kuyu dolduğunda…

Eşek kuyudan çıkmıştı…

*

Üzerine gelen felaketi silkeleyip atamayan, razı olan, katlanan ve tepki göstermeyen eşekler içindir bu hikâye aslında…

Eğer eşek üzerine gelen felakete tepkisiz, sessiz kalıp katlansaydı…

Gitmişti…

*

Hikâyenin tam burasında size “kıssadan hisse” demem gerekiyor ya…

Bunun doğrusu “eşekten hisse”dir…

Mecnunum Leyla’mı Gördüm

Genel No Comments »

Mecnunum Leyla’mı Gördüm
Bir Kerece Bakdı Geçti
Ne Sordu Ne De Söyledi
Kaşlarını Yıktı Geçti

Soramadım Bir Çift Sözü
Ay Mıydı Gün Müydü Yüzü
Sandım Ki Zühre Yıldızı
Şavkı Beni Yaktı Geçti

Ateşinden Duramadım
Ben Bu Sırra Eremedim
Seher Vakti Göremedim
Yıldız Gibi Aktı Geçti

Bilmem Hangi Burç Yıldızı
Bu Dertler Yareler Bizi
Gamze Okun Bazı Bazı
Yar Sineme Çaktı Geçti

İzzet-i Der Ne Hikmet İş
Uyur İken Gördüm Bir Düş
Zülüflerin Kement Etmiş
Yar Boynuma Taktı Geçti

Sivas/Şarkışla-Aşık Veysel Şatıroğlu

Şehvetler Galeyan Halinde

Genel No Comments »

Şehvetler galeyan halinde. Cinsel şehvet… Para şehveti… Mal şehveti… zengin olmak, daha zengin olmak, en zengin olmak şehveti… Lüks şehveti… Lüks mesken, lüks yazlık, lüks dekorasyon, lüks otomobil, lüks giyim kuşam, lüks yemek şehveti… Benlik şehveti… Riyaset şehveti… Ün ve alkış şehveti… Dünya şehveti…

Toplumda şehvet kasırgaları esiyor.

Aç televiyonu, kanalları zapla, her tür şehvet lağımları aksın evinin ortasına. Yaşlı genç çocuk seyretsinler şehvetle ağızlarının suyunu akıtarak.

Gelir gelsin de nereden ve nasıl gelirse gelsin.

Herkes yiyor da ben niçin yemeyecekmişim?

Yooo ben hamsi yemem elalem lüfer yerken!..

Rıfkııı!.. Salonun perdeleri değişecek…

Ama karıcığım o perdeler yepyeni…

Sevgi’ler her yıl perdelerini yeniliyor, ben insan değil miyim? (Sarsılarak ağlar…)

İsraf etmeyen, mütevazı yaşayan biri için: Cimri herif, gitmiş esnaf lokantasında yemek yiyor!..

Zamanımızda üstünlük artık kürkte, otomobilde, yeme içmede. Kim israf ediyorsa o üstün oluyor.

Kur’an müsrifler (savurganlar) hakkında ne diyor?.. Onlar şeytanın kardeşleridir diyor. Şeytanın yeri neresi? Cehennem…

Faziletli bir alim ölüyor, kimsenin haberi yok. Geceliği 10 bin dolarlık manken ölüyor, yurt çapında matem…

O genç çok faziletli, inançlı, dindar, ahlak ve karakteri yüksek bir Müslüman, ona niçin yardımcı olmuyor, destek vermiyorsunuz?..

Cevap: O bizim cemaatten değil!..

Niçin bizden değil?.. Kan grubu bizimkine uymuyor…

Şu dindar geçinen kişi Mekke’ye gitmiş, lüks otelin 15′inci katından Kabe’ye kuş bakışıyla bakmış… Vah vah!.. Osmanlılar Kabe civarında yüksek bina yapımına izin vermezmiş.

Fakir ve miskin Müslümanlar sefalet, yokluk, ihtiyaç içinde kıvranırken bizimkiler zekatları toplayıp bina yaptırmışlar. Bunlar ne biçim dindar?

Sınavlara fesat karıştırılmış. Kimler karıştırmış?

İhalelere fesat karıştırılmış. Kimler karıştırmış?

Şu herifler doymak bilmiyor, ha babam topluyorlar, devşiriyorlar. Ne zaman doyacaklar? Onların gözünü toprak doyurur.

Ayıp ediyorsun sen!.. Şimdiye kadar dinsizler yediler, bırak da biraz da dindarlar yesin…

Yesinler ama zıkkım yesinler!..

İçine ekmek doğrayacağı helal çorbası olana ne mutlu…

İhtiyacından fazlasını istemeyene ne mutlu…

Fakir şakirler, müjdeler var size…

Ağniya-i gayr-i şakirin, ne kötü durumdasınız bilseniz siz…

O akşam kıymasız yavan patates yemeğini yemiş, haline şükr etmiş, yatsıdan sonra fazla eğlenmeyip yatmış. Rüyasında kendisini Cennet’te görmüş. Hayırdır inşallah…

Mehmet Şevket Eygi – Milli Gazete

12 NİSAN 2011

Olursa Yüzde Yüz Olur

Genel No Comments »

Bir kadının yüzde doksan namuslu ve iffetli, yüzde on fahişe olamayacağı gibi, Bir kimsenin yüzde elli Müslüman, yüzde elli Hıristiyan olamayacağı gibi,

Bir kimsenin vücudunun sağ yarısının sarışın, sol yarısının siyah olamayacağı gibi,

Bir Müslüman yüzde 50 doğru dürüst, yüzde 50 yamuk olamaz,

Yüzde şu kadar doğru sözlü, yüzde bu kadar yalancı olamaz,

İnsan doğruysa doğrudur, eğriyse eğri…

Yalan söyleyen kişi yalancıdır, haram yiyen haram-hor’dur…

İyi bil ki, ihlas kesir kabul etmez. Ya tam olur ya olmaz.

Doğru olmak istiyorsan, dosdoğru ol,

Yarım doğrulukla doğru olunmaz,

Zani veya zaniye az veya çok zina yapabilir ama neticede o bir zani veya zaniyedir,

Günde üç kere yalan söyleyen yalancı ile otuz kere yalan söyleyen yalancı arasındaki fark yalan miktarındadır,

Sadık olmak istiyorsan sapsadık ol,

Gururun ve kibrin çoğu da azı da kötüdür,

Unutma, Hayber savaşında şehid olan bir zatın cenaze namazını kılmadı Peygamber, çünkü o ganimet mallarından bir çift pabucu alıp gizlemişti,

Peygamber ne demişti: “Kendi kızım Fatıma hırsızlık yapsa, onun da elini kesmekte tereddüt etmezdim”,

Aklını başına topla: İman kesir kabul etmez. İman bütündür.

Sakın Şeytan’a uyup “Allah için kurban, küp için kavurma” demeye kalkma,

Namaz kılarken dikkat et. “Yüzde doksan Allah için, yüzde on kullar görsün de şu herif ne dindar” desinler demeye kalkma sakın. O namaz kabul olmaz,

Pazartesi ve Perşembe günleri tuttuğun nafile oruçlar için sakın davul çalma,

Umreye giderken kendini şöyle bir yokla. Allah için mi gidiyorsun, yoksa turistik seyahat yapmak mı istiyorsun?

Başkaları çift hörgüçlü deveyi hamuduyla yutuyor, bendeniz ancak küçük ve sevimli bir deve yavrusunu yutuyorum, ben namuslu bir yiyiciyim kuruntusuna kapılma. Anasını da yutsan, yavrusunu da, sen sonuçta bir yiyicisin,

Ötekiler çok kötü, onların yanında ben iyiyim diye saçmalama sakın,

Az kötünün iyi olmadığını bilmeyecek kadar ahmak mısın sen?

Mehmet Şevket Eygi – Milli Gazete

12 NİSAN 2011